RSS

Kategori arşivi: Bizim

Yunus

yunusemre

Ben Yunus’u pek bilmez idim. Herkesin aklında olduğu kadar benim hatırımda da dörtlükleri vardı elbet, ama o kadar.

İskender Pala’nın Od adlı romanında gördüm Elif’i, Sitare’yi.

Romanla birlikte,

Tozlu yollarda yürüyen…

Baştan ayağa yare olan….

Dağlar ile taşlar ile Mevla’yı çağıran…

Ete kemiğe bürünüp Yunus diye görünen….Yunus, gerçekten de Bizim Yunus oldu gönlümde.

Bu sözlerin her biri gerçekti onun için, benim hissim bu şekilde.

Nereye baksam bir şeyler söylüyor artık bana.

Ama en çok içimden, ona/onun için ağlamak geliyor. Sanki o oğlunu aradıkça benim canım yandı, o Sitare dedikçe benim ona teselli veresim geldi.

Ben gelmedim davi için

Benim işim sevi için

Dost’un evi gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim

diyen Sultanı,

ötelerden hala bizlere uzandığı için rahmetle anıyorum.

***

Yıllar önceydi. Lisedeyken, bir kaç arkadaş Ferhangi Şeyler’i izlemeye gitmiştik.

Müzik yapma konusunu hicvederken Ferhan Şensoy, şöyle söylüyordu :

Adam, tıngır tıngır bir beste yapıyor :

Ca-cüpbap cüpbap cübaa

Ca-cüpbap cüpbap cübaa

Sonra buna söz yazayım diyor :

Bu-gün ev-den çı-ka-sım yok

Ca-cüpbap cüpbap cübaa

Te-le-fo-nu a-ça-sım yok

Ca-cüpbap cüpbap cübaa

“Yahu” diyordu, “Türküler nasıl yakıldı? Adam, Çarşamba’nın karşısına geçip,”Bu Çarşamba’yı alsa alsa ne alır? Sel alır!” diyerek mi döktü türküyü :

Çarşamba’yı sel aldı

Bir yar sevdim el aldı ”

O zaman dinleyelim :

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 22 Nisan 2013 in Bizim

 

Etiketler: ,