RSS

Olağan Önyargılarım

25 Tem

Akşam 22:00 civarı, bir yerden dönüyoruz, çarşı içi olmasına rağmen ortalık sakin.

Dolmuş için beklediğimiz durakta unlu mamüller, karşıda kebapçı var.  Herkes son toparlamaları yapıyor, eve gidecek.

Unlu mamülcünün neler yaptığını izlemeye dalmışken, kebapçı tarafından iki kişinin de durağa gelmiş olduğunu, eşime selam verdiklerini fark ediyorum.

Arkam onlara dönük.  Adamlardan biri, tok ve üst perdeden bir sesle konuşuyor.  Sürekli yanındaki adama “Bu ne?” diye soruyor, yanındaki de “İtimat 4… Topel 1…” diye gelen geçen dolmuşların hatlarını sayıyor.

“Amma kibirli ha” diyorum içimden, “Eğil de kendin bak.”  Sesi de zaten pek üst perdeden.  Gıcık bir tip olmalı.

Bir ara dönüyorum, adamlardan biri, kendisine soru sorulan, kebapçının ustası, diğerinin ise göz bebekleri dışarıda gibi duruyor, yere bakıyor.  Görme engelli.  Aynı dolmuşa biniyoruz, aynı yere gidiyoruz.

Bir kez daha kendimi önyargının, hasyargının şefkatsiz kollarında bulduğum bu akşamda, akşamın armağanı, tadı nefis olan Adana kebap değildi kuşkusuz, bir anlık lezzet, küçük bir kaçamaktı o.

Aldığım ders ise umarım kalıcı olur.

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 25 Temmuz 2016 in Büyümek Lazım

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: