RSS

Şehre Veda/2

15 Ağu

adana1

Yıllar önce bu şehre gelirken,
hayatın doğru yaşanmasının formülünü bulmuş
ve fakat bulunduğu yerde yaşayamamaktan dolayı “hicret etmek zorunda kalmış”
bir “aklı çok”tum. Dini jargonla konuştuğumuz günlerdi, hey gidi 🙂

Ne güzeldir hayatın sizi yavaş yavaş, usul usul, kendi yöntemleriyle terbiye etmesi.
Bunu o kadar ustalıkla yapıyor ki, hem kendinizi çok özel, biricik hissediyorsunuz; hem de gökkubbe altında duygularınızı paylaşmış, yürüdüğünüz yollardan geçmiş milyonlarca, milyarlarca insan olduğunu görüp “yalnız değilmişim” diyorsunuz.

Eğer her insanın şöyle böyle atlattığı yirmi dokuz yaş ve kırk yaş dönemeçlerinden de sağ salim çıkabildiyseniz; hem çok özel ve tek, hem de bir çok benzeri olma duygularını beraber taşımayı öğreniyor, bunun hayatın bir cilvesi olduğunu kavrıyorsunuz.

Bizler şanslı insanlarız. Büyük felaketlerin içine doğmadık. Savaş görmedik. Korkunç afetler yaşamadık. Canımız çok yanmadı. Dünyanın pek çok yerinde halen yaşanmakta olan derin acıların içine direkt düşmedik. Bu yüzden anlatacağımız tüm hikayeler sığ ve küçük kalıyor.

Yine de, “Varlığa varlığımı nasıl eklemleyebilirim” diye de sorabilen insanlarız. Kendi hayatını mamur eden insanın çevresine de iyi geleceğini biliyoruz, ama yetmiyor ve ”bir şeyler daha yapmak” istiyoruz.
Buna, “her canlının hayatın içinde kendi yerini bulmaya çalışması” da diyebiliriz. Ben inanan birisiyim. Dolayısıyla bazı soruların cevaplarını hazır bulmuş durumdayım. Diğer yandan, hazır bulunan cevapların eğer sizin biricik hayatınızda size ait çözümlemeleri olmuyorsa, bir süre sonra manasızlaşacağını kavrayacak kadar da çok yaşadım 🙂

Bu şehirden gidiyorum.
Burada ailem, çocuklarım, arkadaşlarım oldu.
Beni yıllar sonra yeniden görecek eski arkadaşlarımın tanıyamayacağı kadar çok değiştim.
En önemli yol ayrımlarını bu şehirde yaşadım.
Gitmek gerekti sonra. Gerekti çünkü yeni bir yerin beni çağırdığını duyabilecek kulaklarım var artık. Rüyalarımda başka bir kentin sokaklarını, renklerini görebilecek gözlerim var.

Siz nerelisiniz? Doğduğunuz, büyüdüğünüz, yaşadığınız yere mi aitsiniz?

Ben Adanalı’yım 🙂 Burada kendim oldum. “Evet, bu kimlikle ölebilirim, bundan da memnun olurum” diyebileceğim donanımı burada edindim.
İnsanlarıyla, sıcağıyla, verimli-bereketli topraklarıyla, verdikleriyle, esirgedikleriyle, öğrettikleriyle, rötuşladıklarıyla…Bu şehir benim.

Şehrim beni gönderirken de müşfik. Her şey o kadar kolay gerçekleşiyor ki, yardımını farketmemek olanaksız. Kulağıma “Git” diye fısıldayan da o. Biliyor ki nereye gidersem gideyim, ben, ona aitim.
Biliyor ki, köşelerimi yuvarladı, iddialarımı temizledi, dünyayı hizaya sokma isteğimi aldı, yerine bana beni hediye etti. Kendisini verdi, ama hiç eksilmedi. “Dur bir fotoğraflayım seni” dedim, istemedi. “Sana sindiğim gibiyim, başkası da beni senin gözlerinle görmez zaten, yaşa, geç” dedi.

Bu şehirde aşk, detaylarda gizlidir. Size kendi dilini yavaşça öğretir. Sınırlarınızı flulaştırır. Herkesi sevmek istersiniz. Kolay affeder, kolay kucaklarsınız. Bir daha asla onun gibisine rastlayamayacağınızı bilir, rastlamayı da beklemeksizin yüzünüzde büyük bir gülümsemeyle şehri gerinizde bırakırsınız. Taştır, topraktır arkada kalan. Göz kırparsınız gökyüzüne. “Sen kendini basit bir şey mi sanırsın, sende alemler gizlidir” demiştir Hz.Ali. O alemlerden birini keşfetmiş, içinize sindirmiş ve kendinizi nihayet ikna ederek, vakit geldiğinde yola çıkmışsınızdır.

Vakit geldiğinde, bir an dahi beklemek, olmaz.
Bu şehre adım atmamı sağlayan “kıymetlim” için gelsin :

Reklamlar
 
6 Yorum

Yazan: 15 Ağustos 2013 in Adana, Şehre Veda

 

Etiketler: , , ,

6 responses to “Şehre Veda/2

  1. Gunes Caner

    15 Ağustos 2013 at 16:02

    Güle güle git Betül yeni yaşamında mutluluk, başarı ve huzur diliyorum sana.

     
  2. engin

    16 Ağustos 2013 at 10:16

    Hem huzur duydum hem de hüzünlendim okurken. Eline sağlık Betul’cügüm.

     
    • Betül Özmen

      16 Ağustos 2013 at 10:56

      Sağol sevgili Engin. Ben de hüznü ve huzuru birlikte yaşıyorum.

       
  3. smyrnetalya

    22 Ağustos 2013 at 21:33

    Betül ne güzel anlatmışsın ya..
    İzmir’e vedamı hatırladım yazdıklarını okurken..
    Bir haftadır Kıbrıs’taki dostum buradaydı, konuşurken birşey farkettik: tüm güzel, birbirinden çok farklı ama kafası denk insanlar mutlu mesut yaşarken, birden etrafa saçıldık, hepimiz başka noktalara gittik…ama sanırım bu gidişler herbirimize birşeyler katmak için..ve biz artık eminiz ki, bu bir süreç, hepimiz geldiğimiz topraklarda birgün yeniden biraraya geleceğiz…belki dönüş hemen değil ama görünür vaziyette..

    Belki bu da senin için bir süreçtir.
    Belki Adana’ya dönüşün yeniden ama daha bilgece, daha keyifli olur..
    Yolun açık olsun Betülcüm, şans hep senden yana olsun..
    Sevgiler

     
    • Betül Özmen

      22 Ağustos 2013 at 21:49

      Sen de çok güzel anlatmışsın Ayşecim, çok teşekkür ederim desteğin için.
      Gerçekten de vakit gelince “o” kararı veriyorsun. Inşallah hepimiz daha büyümüş olarak döneriz sehirlerimize.
      Sevgilerimle.

       

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: