RSS

Ne Senindir?

13 Haz

Sahip oldukların, parayla aldıkların senin değildir.
Bak şimdi :
Hep bir yolculuk halindeyiz, değil mi?
Yolda iken yaptıkların, senindir.

Diyelim ki bir yeri temizledin, parlattın.
Yer senin değil; parlatmak, temizlemek senindir.

Diyelim ki bir ağaç diktin,
saksılarda güzel çiçekler yetiştirdin.
Hoş bir bahçe yaptın.
Dediler ki, “Haydi bakalım gideceksin”.
Korkma, git.
Bahçe senin değil; yetiştirmek senindir.
Yine yaparsın.
Başka bahçeler kurarsın.

Diyelim ki, bir evi eve benzettin.
Yemekler yaptın, dostlar ağırladın.
Ev senin değil; ağırlamalar senindir.
Yine ağırlarsın, yeni evler yaparsın.

Diyelim ki kitaplığına güzel kitaplar koydun.
Okudun, anladın.
Vermen gerekti; ver, korkma.
Kitaplar senin değil; anladıkların senin, vermek senindir.

Bavuluna sadece birkaç parça eşya koyarak çıkabiliyorsan yola,
yol senin, hayat senin, evren senindir.
Vazgeçemediğin ne varsa, onlar da ayakbağların. Vazgeç.

Böyle böyle büyür, kocaman olursun, evren olursun.
Veremediklerinle küçülür,
yok olursun.

Verebildiğin sürece rızkın devam edecek dünyada.
Ve yaşayacaksın.
Kopabildiğin sürece tazeleneceksin.
Tazelendikçe kopabileceksin.
Kendini kendinden yeniden doğuracaksın.
Unutma : Yolda.
Sadece dinlenecek kadar mola yeter insana.

Reklamlar
 
4 Yorum

Yazan: 13 Haziran 2012 in Yol

 

Etiketler: ,

4 responses to “Ne Senindir?

  1. Aşk-ı Kelam

    23 Eylül 2012 at 14:13

    Kesilen bir kurban etinden bilahare Fahr-i Kainat Efendimizin (s.a.s) Hz.Aişe annemize yönelerek:”Ya Aişe dağıttıklarımızdan bize ne kaldı?” sorusuna binaen Hz.Aişe annemizin kendilerine küçük bir parça kaldığını,çoğunluğunu dağıttığını söylemesi üzerine İki Cihan Serveri Efendimiz:”Ya Aişe kalan değil dağıttıkların bizimdir.” Hikmetini anlayarak yola devam etmek için galiba bir miktar yolda olmak,bir miktar da sizin gibi gönül işçisi olmak gerekli…

     
    • Betül Özmen

      24 Eylül 2012 at 05:21

      Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için.
      Yol ve yolculuk hikayelerini daima sevmişimdir.

       
      • Aşk-ı Kelam

        24 Eylül 2012 at 17:13

        “Ey mârifet yolcusu! Bu yolda; sabırsızlığı sabırla; unutkanlığı zikirle; nankörlüğü şükürle; isyanı tâatla; cimriliği cömertlikle; şüpheyi yakîn ile; riyayı ihlas ile; hatadaki ısrarı tevbeyle; yalanı doğrulukla; gafleti tefekkürle değiştirmedikçe mesafe alamazsın!..”(Mevlana Celaleddin-i Rumi Hz.)

        İki Cihan Önderi Efendimizin (s.a.s) dünya ile ilgisini bir ağacın altında gölgelenen,sonra da oradan kalkıp giden bir yolcuya benzetmesi nezdinde dünyanın birer yolcuyuz.Evet yol ve yolculuk hikayeleri her daim sürûr vericidir.Hele ki yolcusu olduğumuz dünyada yolculuk esnasında Onun (c.c)yakınlığını,sıcaklığını,varlığını hissetmek ayrı bir huzur kaynağı…

        Bilmukabele…Ben size teşekkürlerimi sunmaktayım.Hergün Ona doğru bir adım daha yol aldığımız yolculuk esnasında bizlerin nelere sahip olduğunu ve olabileceğini farklı bir tezahürle,gönülde bambaşka bir pencere açarak manzaralar halinde kaleme aldığınız için…

         

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: